|
Eski
Uygarlıklar
İnsanın yerküre üzerinde ilk ortaya çıktığı
yer, "Ana Vatan Mu"dur. Ana Vatan Mu, diğer adıyla
Güneş İmparatorluğu, hangi tarihte başladı bilinmiyor ama
muhtemelen, en az 100.000-50.000 yıl önce olabilir. Mu hakimiyeti
altına giren bazı uluslar 35.000 yıldan daha ötelere çıkarlar,
ama bu ilişkilerin kökeni hakkında hiçbir belge ve gelenek
mevcut değildir.
James Churchward araştırmalarını sürdürürken,
bu kayıp kıtanın Kuzey Hawai'den Fiji ve Paskalya Adaları'na
kadar uzandığını ve tartışmasız insanlığın beşiği olduğunu
keşfetti. Bu memleketlerde oturanlar yeryüzünü kolonize etmişlerdi.
Korkunç yer sarsıntılarından sonra, su ve ateş girdapları
içinde kaybolup sulara karışıp gitmişti... İşte insan bu kıta
üzerinde belirmişti.
J.Churchward Mu efsaneleriyle kıyaslamak için
bu eski uygarlığın yazılarını inceledi. Kısa zaman sonra Yunan,
Kalde, Babil, Pers, Mısır ve Hint Uygarlıkları'nın Mu'dan
çıktığı kesinlik kazandı.
Mu'ya ait son uygarlık dalgalarının kalıntıları,
Colorado Irmağı'ndan içerilere doğru ilerleyerek bugün Arizona,
Yeni Meksika, Utah, Nevada ve Wyoming dediğimiz yerlere yerleştiler.
Bu yerleşme M.Ö.10000 yıllarına çıkar, yani 12.000 yıldan
daha eski değildir.
Mu Kıtası'nın en son devresinin sulara gömülmesinin
ardından, onun kolonilerinin çağı başladı ki bunlar arasında
en önemlilerinden biri, Atlantis'tir.
Eflatun Timeos ve Kritias adlı dialoglarında;
Atlantik'in ortasında, bizim tarih öncesi dediğimiz zamanların
sonuna kadar gerçekten mevcut olan bir memleketi tasvir etmektedir.
Ve anlaşılan şudur ki, Cebelitarık Boğazı'nın batısında geniş
bir bölge, bir kıta, dev bir ada mevcuttu ve çok uzak olmayan
bir geçmişte yok olup gitmiştir. Bugün Atlantik'te mevcut
adaların volkanik yapısı, Eflatun'un tezini güçlendirmektedir.
Churchward'a göre,"Atlantis, daima tek
ada halinde değildi. Bilinmeyen zamanlarda, insanın yeryüzünde
ortaya çıkmasından önce iri yaratıkların dolaştığı, devasa
yaratıkların denizleri doldurduğu çağlarda Atlantis, aynı
zamanda Amerika, Avrupa ve Afrika'ya bağlıydı."
Büyük bir volkanik karışıklık meydana gelmiş
ve Amerika ile olan bağını kesip büyük bir ada şeklini almıştır.
Daha sonra, yeni bir volkanik felaket daha meydana gelmiş
Atlantis kıyılarında. Karalar sulara gömülmüş ve bir deniz
oluşmuştur. O zaman Atlantis, dört bir yanı suyla çevrili
büyük bir ada olmuştur.
Atlantis'in ilk kez bir dip yükseltisi oluşturarak
tam deniz seviyesinin altında battığını sanılmaktadır. Son
devreseinde de, bugün bulunduğu düzeye battı. Amerika ile
Avrupa arasında bir köprü oluşturan Atlantis ve civarının
sulara batışı; Doğu Amerika, Batı Avrupa ve Kuzeybatı Afrika
sahillerinin doğal olarak etkiledi. Ayrıca Churchward Büyük
Uygur İmparatorluğu'nu, Güneş İmparatorluğu Mu'nun koloni
imparatorluklarının en büyüğü ve en önemlisi olarak tanımlar:"Uygur
İmparatorluğu, Mu'dan sonra dünyanın asla görmediği en büyük
imparatorluk idi."
Uygur İmparatorluğu doğuda Pasifik Okyanusuna,
batıda bugün Moskova'nın (Ural Dağları'nın) bulunduğu yere
kadar uzanıyordu. Orta Avrupa'da dağınık halde bulunan ve
Atlantik'e kadar uzanan yerleşme yerleri de vardı. Kuzey-güney
sınırları; bugünkü İran'ın, Hint'in ve Kuzey Vietnam'ın kuzeyini
aşıyordu.
Uygurlar Orta Amerika'da zincir halinde yerleşme
yerleri kurdular. Büyük manyetik felaketler ve dağların yükselmesiyle
yıkılan imparatorluktan sonra geriye kalanlar ve onların soyları,
Avrupa'da yeni koloniler kurdular. Slavlar, Tötonlar, Keltler,
İrlandalılar, Brötonlar ve Basklar Uygurlar'dan gelmişlerdir.
"Hans Stephan SANTESSON Ruh ve Madde
Yayınlarından çıkan "BATIK ÜLKE MU UYGARLIĞI" adlı
kitabından derlenmiştir." |