|
Ezoterizm/Sembolizm
Ezoterizme Osmanlı kültüründe "Batınilik"
denirdi. Batın; iç, iç yüz, gizli, içteki anlamına gelir.
Bir bakıma "gizlide olan" anlamı vardır. Ezoterizmin
içerdiği anlam bir hayli geniştir. Daha da Türkçeleştirmek
istendiği zaman, "İçrek" kelimesiyle karşılaşırız.
İçrek kelimesiyle "Gizli Öğreticilik" kastedilmektedir.
Herkese öğretilmeyen, herkese açıklanmayan, gizli yerde, gizli
bir şekilde, kapalı bir şekilde bilgilerin aktarılması söz
konusu olmaktadır. Bunun genel ismi çok çok eski zamanlardan
beri bize kadar ulaşmaktadır.
Ezoterizmin kökü, yeryüzünde ortaya çıkan,
akıllı insanın (Homosapien) teşekkülüyle başlıyor. Bu da insanlar
arasındaki tekamül farkından ileri gelir. Çünkü, ancak, anlayışı,
kavrayışı, sezişi birbirinden farklı olan insanların elbette
ki eşyanın tabiatı hakkında elde ettikleri billgiler de birbirinden
farklı olur. Herhangi bir varlık evrende bulunan bir prensipten
azıcık bir şey yakalıyor ve bu prensibi herkese söylemiyor.
Bu prensibi iyi bir şekilde kullanabilecek veya muhafaza edebilecek
kendine uygun gelen birisine söylüyor. İşte o zaman, bir sırrı
birine ifşa etmek şekliyle ezoterizm başlamış oluyor.
Bazı seçilmiş kimselere, ki bunlara Mürit
(kendi iradesini, kendi isteğini belirli bir çalışmaya -bu
bir öğreti şekli olabilir- adamış, bağlamış kişi demektir)
diyeceğiz, şifahi olarak (söz ile) verilen bilgilerdir ezoterizm.
Bu bilgiler sayesinde mürit kendisi ve evren hakkında çeşitli
bilgiler elde eder. Daha doğrusu, bütün bunlara ait hakikatlere
nüfuz etmeye çalışır. Bir de bunun zıttı olan bir öğreti şekli
vardır: Haricilik ya da "egzoterizm". Buna da, türkçe
bir karşılık olarak "dışrak" denilmektedir. Dışrak
ve içrek öğreti (ezo: iç, egzo: dış). Aslında, ezoterizme
girmek için önce egzoterizmden geçmek lazım. Yani önce bir
şeyin "dış anlamından" başlanır, ondan sonra yavaş
yavaş "iç anlamına" doğru gidilir. Doğrudan doğruya
bir hakikatin kendisiyle karşılaşmanın imkanı yoktur.
Susmak, dolayısıyla sükut etmek, bir meslek,
sanat ilimle ilgili uygulamaya ait teknikleri de içeriyor.
Çünkü eskiden "lonca"lar vardı. Loncalar sanatkarların
kurdukları bir örgüttür. Loncalarda da susmak en önemli hususlardan
biriydi. Kendi mesleklerine ait sırlar kendi meslektaşlarından
başkalarına, hatta ehil olmayan meslektaşlarına bile verilmezdi.
Ezoterizmin burada da geçerliliğini görüyoruz. Ezoterizm o
devrin ilim adamında da vardır. Mesela tıpla meşgul olan bir
araştırıcı elde ettiği bilgileri saklayacaktır.
Ezoterik karakter, zihinlerin eşitsizliği,
dinleyenlerin anlayışlarındaki farklılıktan çıkar. Bu da tekamülün
bir yasasıdır. Çünkü tekamülde herkesin kendi çabasına göre
bir yükseklik kazanmak söz konusudur. Dolayısıyla zihinsel
eşitsizlikler zaten insanlar arasında vardır. Herkesin zihni
aynı yönde ve aynı şekilde çalışmaz. Söylenen bir söz, yapılan
bir işaret, işitilen bir ses, görünen bir manzara anlayış
ve zihinsel yetenek bakımından farklılıklar gösteren insanlar
arasında, çok değişik yansımalara, çok değişik çağrışımlara
sebep olur.
Başka bir gizli türü, söylenen ve yapılanın
sembolleştirilmesidir. Genellikle ruhsal öğretilerde daima
sembolik ifadeler kullanılmıştır. İfadesi pek güç, zihinsel
imajları olmayan bazı öyle kavramlar vardır ki, onların içerdiği
hakikati ifade etmek için semboller kullanılır. O sembol,
farklı anlayışlara ve farklı zihin seviyelerinde bulunan insanlar
arasında, belirli bir anlam birliğini ifade edebilir. |