|
Türkiye'de
Ruhçuluğun Tarihçesi
Türkiye’de
ruhçu araştırmaların başlangıcı Dr. Bedri Ruhselman tarafından
1950 yılında kurulan Türkiye Metapsişik Tetkikler ve İlmi
Araştırmalar Cemiyetine dayanır. Bu merkez, eski deyişle “Neo
Spiritüalizm”, günümüz deyişiyle “Yeni Ruhçuluk” faaliyetlerini
bugün de sürdürmektedir. Ruh ve ruhsal olaylardan yola çıkan
insanın gitgide genişleyen bir kavramlar sistemi ile “Evrensel
Hakikatler”e ulaşmasını amaçlayan Yeni Ruhçuluk Bilgisi, Dr.
Ruhselman’ın 1936 yılında ünlü müzikolog Hüseyin Saadettin
Arel’in medyomluğu aracılığıyla “Üstat” isimli bedensiz varlıktan
almaya başladığı yüksek bilgiler ile şekillendi. Bu yeni anlayışın
geniş kitlelere duyurulması için 30 Mart 1950’de Taksim Sıraselviler
Billurcu Çıkmazı’nda Dr. Sevil Akay, Avukat Suat Plevne, Muammer
Bayurgil ve Nurettin Özmen’in de katılımıyla resmi olarak
başlayan bu süreç günümüze dek çok yoğun biçimde ilerledi.
1947-1954 yılları arasındaki dönem “Yeni Ruhçuluk Ekolü”nün
en verimli yıllarıydı. En yoğun celse çalışmaları bu dönemde
yapıldı. “Kadri”, “Mustafa Molla” isimli varlıkların celseleriyle
yeniden alevlenen çalışmalar “Şihap”, “Akın”, “Kemal Yolcusu”
celseleriyle son buldu. Dr. Ruhselman, ruhsal alemden bedensiz
varlıklar aracılığıyla verilen bu çok kapsamlı bilgilerle
“Yeni Ruhçuluk” ekolünün çeşitli yönlerine açıklık kazandırdı
ve bu dönem içinde yazdığı, Türk Ruhçuluğunun temel eserleri
olan “Ruh ve Kainat”, “Ruhlar Arasında”, “Allah”, “Mukadderat
ve İcabat” adlı kitaplarının yanı sıra, tıpkı 1938’de yayın
hayatına başlayan ama sekiz ay sonra kapanan Fener dergisine
yazdığı gibi, İç Varlık dergisine de makaleler yolladı. Türkiye’nin
ruhsal konularla ilgili ilk dergisi ise Ruh ve Kainat adıyla
Ekim 1952’de yayınlandı ancak maddi zorluklar nedeniyle 18
sayı çıkabildi. Ruhsal bilgi çalışmaları daha farklı bir yoğunluk
kazanan
Üstat Dr. Bedri Ruhselman 1957 yılında dernek
başkanlığından ayrılarak bu görevi genç arkadaşlarına teslim
etti. Yoğun ve yorucu çalışmaları sonucunda vazifesini tamamlayarak
Şubat 1960’ta bedeninden ayrıldı. Üstat Dr. Bedri Ruhselman’ın
görevi genç arkadaşlarına emanet etmesinden sonra MTİA Derneğinde
başkanlığa Dr. Refet Kayserilioğlu seçildi. Ülkemizin içinde
bulunduğu şartlar ağırlaşmış, o zamanın şartları dahilinde
Ruhsal Bilginin kitlelere yayılması iyice güçleşmişti. Bu
zorlu yeni dönemde Ruh ve Madde dergisi yayın hayatına başladı.
11 Kasım 1962 tarihinde dernek başkanlığına Dr. Ata Atalay
seçildi. 29 Kasım 1964 tarihinde ise başkanlığa Feridun Tepeköy
seçildi. Maddi olanaksızlıklar, karmaşık toplumsal duyguların
yaşandığı bu zor dönemlerde dahi bu büyük sorumluluğu taşıyan
kadrolar vazifelerini yerine getirdiler.
19 Kasım 1967’de ise başkanlığa Ergün Arıkdal
seçildi. Dernek çalışmalarına 1958 yılında başlamış olan Ergün
Arıkdal dernek yönetim kurulu üyeliğine iki kez seçilmiş ancak
medyomluk çalışmalarının yoğunluğu yüzünden bu görevinden
ayrılmıştı. 1967’de dernek başkanlığına seçildikten sonra
ise bedenini terk ettiği 1997 yılına dek başkanlık görevini
sürdürdü. MTİA Derneği, Arıkdal başkanlığında Türk Ruhçuluğunun
bir çok ilk’ine başlangıç yaptı ve tüm çalışma arkadaşları
ile birlikte, Üstat Ruhselman’dan aldığı emaneti gelecek kuşaklara
aktarmak için faaliyetlerini genişletti. Kitap yayınlarını,
şehir dışı konferanslarını artırdı, paneller düzenledi. Ülkemizin
ilk Evrende Zeki Hayat dergisi olan Planet’i ve Spirit and
Matter adlı İngilizce bülteni yayınladı. Ruhsal hakikatlerle
ilgili temel bilgileri içeren kitapçıkları Türkçe, İngilizce,
Almanca, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Bulgarca, Sırpça
ve Rusça broşürler halinde bastırarak Bilgi Işığının yansımalarını
yurt içine olduğu gibi yurt dışına da yayma vazifesine devam
etti. Ruhsal Bilgi tohumlarının yeşermeye başladığının bir
işareti de MTİA Derneği ile paralel çalışma anlayışı taşıyan
derneklerin diğer şehirlerimizde açılmaya başlamasıydı. 1990
yılında Ankara Ruhsal Araştırmalar Derneği – ARAD ve İzmir
Ruhsal Araştırmalar Derneği – İRAD, 1992 yılında ise Adana
Ruhsal Araştırmalar Derneği – ADRAD ve Kıbrıs Ruhsal Araştırmalar
Derneği açıldı. Vazife ailesine katılmak üzere uğraş veren
ve başarılı olan diğer dernekler de onları izledi. 1993 yılı
başında İstanbul’da yayın yapan ilk yedi radyodan biri olan
Meta FM 105.6 kuruldu. Her gün canlı ve banttan yayınlanan
ruhsal söyleşiler ve programların hedefi, ruhsal bilgileri
daha geniş kitlelere ulaştırmaktı.
Tüm insanlığa bilgi aktarma işlevinin daha
da geniş olanaklarla yapılabilmesi için 1994 yılında, MTİA
Derneğinin geleceğe ait vazifesinin zemini olacak bir uluslararası
organizasyon olan İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma (BİLYAY)
Vakfı kuruldu. 1995-1996 arasında on ay boyunca her salı günü
HBB TV’de yayınlanan “A’dan Z’ye” programının “Merak Ettikleriniz”
köşesinde Ergün Arıkdal halktan gelen soruları yanıtlamış,
Anadolu’dan gelen program taleplerine TV paket programları
yaparak iletişim ağını genişletmişti. Asli görevleri, tüm
bilgiler arasındaki ruhsal bağları kurmak için araştırma yaparken
“üstün ruh değerlerinin ortaya çıkmasına” hizmet etmek olan
MTİAD ve BİLYAY Vakfı, kuruldukları günden beri, bu temel
gerçeğe uygun olarak, değişime açık olan herkesi kendi hayat
planıyla ilgili görevlerinin başında olmaya ve yeni yapılanmaya
hizmet etmeye davet etti. |